İzmir Çocuk Psikoloğu
Çocuklar ve gençler zorlandıklarını çoğu zaman sözcüklerle değil davranışlarıyla anlatır. Onlarla yaşlarına uygun yöntemlerle çalışıyor, anne babayı sürecin her adımına dahil ediyoruz.





İçindekiler
Dört yaşındaki bir çocuk kaygısını anlatamaz; geceleri annesinin yatağına gelir. Sekiz yaşındaki bir çocuk okulda neden mutsuz olduğunu söyleyemez; sabahları karın ağrısıyla uyanır. On beş yaşındaki bir genç ne hissettiğini paylaşmaz; odasının kapısını kapatır. Çocuk psikoloğunun işi bu sessiz mesajları anlamak, çocuğun yaşına uygun bir dille onunla bağ kurmak ve aileyle birlikte yol bulmaktır. İzmir Psikolog Randevu'da çocuklar ve gençlerle oyun terapisi, ergenlerle psikoterapi, aile terapisi ve sınav kaygısı ile okul uyumu alanlarında çalışıyoruz.
Hangi işaretler dikkat ister?
Çocukların gelişimi inişli çıkışlıdır; her zor dönem bir sorun anlamına gelmez. Ancak aşağıdaki işaretler birkaç haftadan uzun sürüyor ve çocuğun ya da ailenin günlük hayatını zorluyorsa bir değerlendirme yararlı olur:
- Uyku ve iştahta belirgin değişiklikler
- Sık ve şiddetli öfke patlamaları
- Okula gitmeyi reddetme, okul başarısında ani düşüş
- Arkadaşlardan uzaklaşma, yalnız kalmayı tercih etme
- Yaşına uymayan davranışlara geri dönüş
- Sürekli endişe, korkular ve bedensel yakınmalar
- Ekran başında geçen sürenin kontrolden çıkması
- Kendine zarar verme ya da ölümden söz etme
Son madde her zaman acil olarak ele alınmalıdır. Öğretmenden gelen bir uyarı, bir aile büyüğünün gözlemi ya da yalnızca içinizdeki bir huzursuzluk da başvurmak için yeterli bir nedendir.
Dört çalışma alanımız
Oyun terapisi, üç ile on iki yaş arasındaki çocukların duygularını oyuncaklar, kum havuzu, kuklalar ve resim aracılığıyla ifade etmesine yardım eder.
Ergenlerle psikoterapi, gençlerin kendi seslerini bulabildiği, gizliliğin özenle korunduğu bir görüşme alanı sunar; depresyon, kaygı, arkadaşlık sorunları ve kimlik arayışı sık ele alınan konulardır.
Aile terapisi, sorunu tek bir çocuğa yüklemek yerine aile üyelerinin birbirini nasıl etkilediğine bakar ve evde daha sakin bir iletişim kurmaya çalışır.
Sınav kaygısı ve okul uyumu çalışmaları, sınavda donup kalan, okula gitmekte zorlanan ya da okul değişikliğine uyum sağlayamayan öğrencilere yöneliktir.

Yaşa göre yaklaşım
Okul öncesi çocuklarla çalışmanın büyük kısmı oyun ve ebeveyn rehberliğidir. İlkokul çağında oyunun yanında çizimler, hikâyeler ve basit duygu kartları kullanılır. Ergenlikte ise görüşmeler yetişkin terapisine yaklaşır; ama yürüyerek konuşmak, müzik ya da çizim gibi gencin kendini rahat hissettiği araçlara da yer açılır. Her yaşta amaç aynıdır: Çocuğun anlaşıldığını hissetmesi.
İlk görüşme nasıl planlanır?
İlk görüşme genellikle yalnızca anne babayla yapılır. Bu görüşmede çocuğun gelişim öyküsü, aile düzeni, okul durumu ve sizi kaygılandıran konular konuşulur. Ardından çocukla tanışma seansları planlanır. Ergenlerde ise ilk görüşmenin bir bölümü aileyle, bir bölümü gençle yalnız yapılır. Değerlendirme tamamlandığında, gözlemlerimizi ve önerdiğimiz yol haritasını sizinle açıkça paylaşırız.
Ailenin süreçteki yeri
Çocuk haftada bir saat bizimle, geri kalan bütün zamanını sizinle geçirir. Bu nedenle anne baba görüşmeleri sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu görüşmelerde evdeki rutinler, sınır koyma, ödül ve sonuçlar, kardeş ilişkileri ve ebeveynlerin kendi yorgunluğu konuşulur. Ailenin izniyle okul rehber öğretmeni ya da sınıf öğretmeniyle de iletişim kurulabilir.
Ebeveynin kendi yükü
Çocuğu zorlanan bir anne ya da baba çoğu zaman suçluluk, çaresizlik ve yorgunluk arasında gidip gelir. "Nerede yanlış yaptım?" sorusu sık duyduğumuz bir sorudur. Oysa çocukların zorlukları nadiren tek bir nedene bağlıdır; mizaç, gelişim, okul ortamı, aile içi değişimler ve rastlantısal olaylar bir araya gelir. Ebeveyn görüşmelerinde bu suçluluğu da konuşuyor, anne babanın kendi dinlenme ve destek ihtiyacını görünür kılıyoruz. Sakin bir ebeveyn, çocuğun en güçlü dayanağıdır.
Büyük değişimlerde çocuklar
Boşanma, taşınma, kardeş doğumu, bir yakının kaybı ya da deprem gibi sarsıcı bir olay, çocukların dünyasını bir anda değiştirebilir. Bu dönemlerde çocuklar sorulara kısa ve dürüst cevaplar, öngörülebilir günlük rutinler ve duygularını ifade edebilecekleri bir alan ister. Değişimin hemen ardından görülen huzursuzluk çoğu zaman birkaç hafta içinde azalır; azalmıyor ya da artıyorsa destek almak çocuğun yükünü hafifletir.
Çocuğunuza nasıl anlatabilirsiniz?
Çocuğa terapiyi bir ceza ya da "sorunlu olduğu için gittiği bir yer" olarak değil, duygularını konuşabileceği ve oyun oynayabileceği bir yer olarak anlatmak ilk adımı kolaylaştırır. Gençlerle ise açık konuşmak en iyisidir: Neden endişelendiğinizi söyleyin ve bir kez denemesini isteyin.
Süreç ne kadar sürer?
Görüşmeler genellikle haftada bir yapılır. Belirli bir konuya odaklanan çalışmalar birkaç ayda sonuç verebilir; daha karmaşık durumlarda süreç uzayabilir. İlerlemeyi düzenli olarak sizinle birlikte değerlendiriyoruz. Küçük çocuklarla çalışmalar genellikle yüz yüze yürütülür; ebeveyn görüşmeleri ve bazı ergen seansları çevrim içi de yapılabilir.
Sık sorulanlar
Çocuğum için psikolog mu psikiyatrist mi gerekir?
Terapi ve rehberlik için psikologla başlanabilir; belirtiler ağırsa ya da ilaç tedavisi düşünülüyorsa çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi de önerilir.
Kaç yaşından itibaren çalışıyorsunuz?
Oyun terapisi için genellikle üç yaşından itibaren; daha küçük çocuklarda ebeveyn rehberliğiyle çalışılır.
İlk görüşmeye çocuğumu da getirmeli miyim?
Küçük çocuklarda ilk görüşmeyi yalnız anne babayla yapmayı öneriyoruz; ergenlerde genç de ilk görüşmenin bir bölümüne katılır.
Okul rehber öğretmeniyle görüşüyor musunuz?
Ailenin onayıyla evet; okulun gözlemleri ve desteği, çocuğun ilerlemesini belirgin biçimde kolaylaştırır.
Görüşmelerde anlatılanları öğrenebilir miyim?
Genel ilerleme ve evde yapabilecekleriniz paylaşılır; çocuğun güvenini korumak için ayrıntılar aktarılmaz.
İlk görüşmeyi planlamak ister misiniz?
Randevu talebi →