Bireysel Psikoterapi
Bireysel psikoterapi, kendinizle ilgili bir şeyi değiştirmek ya da daha iyi anlamak istediğinizde bir uzmanla düzenli olarak yaptığınız görüşmelerdir. Bu sayfada sürecin baştan sona nasıl ilerlediğini anlattık.

İçindekiler
Bireysel psikoterapi, sizinle bir psikolog arasında, belirli bir düzen içinde yapılan görüşmelerdir. Burada konuşulan her şey size aittir; terapist sizi yargılamadan dinler, sorular sorar, fark etmediğiniz bağlantıları görmenize yardım eder ve değişim için birlikte yollar arar. Terapi bir arkadaş sohbeti değildir, ama arkadaşınıza anlatamadıklarınızı anlatabileceğiniz bir yerdir.
Terapiye ne zaman başlanır?
Çoğu kişi terapiye bir şey "yeterince kötü" olduğunda başvurması gerektiğini düşünür. Oysa insanlar çok farklı nedenlerle gelir:
- Aylardır geçmeyen bir isteksizlik ve yorgunluk
- Kafada dönüp duran, bir türlü susmayan endişeler
- Bir ayrılık, kayıp ya da işten çıkarılma sonrasında toparlanamamak
- Her ilişkide benzer şekilde hayal kırıklığına uğramak
- Kendine karşı aşırı eleştirel olmak, kendini hiç yeterli bulmamak
- Öfkeyi kontrol etmekte zorlanmak
- Hayatta bir yön kaybı, ne istediğini bilememek
- Geçmişte yaşanan bir şeyin bugün hâlâ canını yakması
Belirgin bir sorun yaşamadan, yalnızca kendinizi daha iyi tanımak için de terapiye başlayabilirsiniz.
İlk görüşmeler nasıl geçer?
İlk seans bir tanışmadır. Terapist sizi buraya getiren şeyi, bunun ne zamandır sürdüğünü, hayatınızın hangi alanlarını etkilediğini sorar. Aileniz, işiniz, ilişkileriniz, uyku ve beslenme düzeniniz gibi konulara da kısaca değinilebilir. Siz de terapistin nasıl çalıştığını, gizliliğin nasıl korunduğunu ve seansların nasıl ilerleyeceğini sorabilirsiniz.
İkinci ya da üçüncü seansın sonunda genellikle bir çerçeve oluşur: Ne üzerinde çalışacağız, hangi yöntemi kullanacağız, değişimi nasıl fark edeceğiz? Hedefler ne kadar somut olursa ilerlemeyi görmek o kadar kolaylaşır. "Daha mutlu olmak" yerine "pazartesi sabahlarını kaygısız karşılamak" ya da "annemle telefonda kavga etmeden konuşabilmek" gibi.

Hangi yaklaşımlar kullanılır?
Bireysel psikoterapi tek bir yöntem değildir. Terapist sizin ihtiyacınıza göre farklı yaklaşımlardan yararlanabilir:
- Bilişsel davranışçı yaklaşım: Düşünce ve davranış kalıplarını fark edip değiştirmeye odaklanır.
- Şema terapi: Çocukluktan gelen ve bugün tekrar eden kalıpları, örneğin terk edilme ya da yetersizlik duygusunu ele alır.
- EMDR: Zor anıların yükünü hafifletmek için kullanılır.
- Kabul ve kararlılık terapisi: Zor duygularla savaşmak yerine onlara yer açıp değerlerinize doğru ilerlemeyi destekler.
- Psikodinamik yaklaşım: Geçmiş deneyimlerin bugünkü ilişkilerinize nasıl yansıdığını anlamaya çalışır.
Hangi yaklaşımla başlanacağına ilk görüşmelerden sonra birlikte karar verilir; süreç içinde değiştirmek de mümkündür.
Temsilî bir terapi süreci
Otuz iki yaşında bir öğretmen düşünelim. Okulda herkesin işine koşan, hiçbir isteğe hayır diyemeyen biri. Akşamları tükenmiş hâlde eve dönüyor, hafta sonları kendine hiç zaman kalmıyor. Terapinin ilk haftalarında "hayır dersem sevilmem" inancının ne kadar eskiye dayandığı fark ediliyor. Ardından küçük denemeler planlanıyor: Bir toplantı davetini kibarca geri çevirmek, bir hafta sonu yalnızca kendine ayırmak. Bu denemelerde korktuğu şeylerin çoğunun gerçekleşmediğini görüyor. Birkaç ay sonra hâlâ yardımsever biri, ama artık kendini de hesaba katıyor.
Bu örnek temsilîdir; her terapi süreci kişiye göre şekillenir.
Seanslar arasında
Değişimin büyük kısmı, seansların arasındaki günlerde olur. Görüşmede fark ettiğiniz bir şeyi hafta içinde gözlemlemek, kısa notlar tutmak ya da birlikte kararlaştırdığınız küçük bir adımı denemek, terapinin etkisini belirgin biçimde artırır. Bir sonraki seansa gelirken haftanın sizi en çok zorlayan ve en çok sevindiren anını düşünmek de görüşmenin daha verimli geçmesini sağlar.
Seans sıklığı ve süresi
Seanslar genellikle haftada bir yapılır ve yaklaşık elli dakika sürer. Belirli bir konuya odaklanan terapiler birkaç ay içinde sonuç verebilir; köklü ve uzun süredir devam eden konular daha uzun bir süreç gerektirebilir. Her birkaç seansta bir ilerlemeyi birlikte değerlendirir, gerekirse hedefleri güncelleriz.
Terapist seçerken neye bakmalı?
Terapistin eğitimi, çalıştığı yöntemler ve deneyim alanları elbette önemlidir. Ama araştırmalar, terapinin etkisinde kişiyle terapist arasındaki güven ilişkisinin de en az yöntem kadar belirleyici olduğunu gösteriyor. İlk birkaç görüşmede kendinizi rahat, anlaşılmış ve yargılanmamış hissedip hissetmediğinize dikkat edin. Soru sormaktan çekinmeyin; nasıl çalıştığını, neden bu yöntemi önerdiğini öğrenmek sizin hakkınız. Kendinizi rahat hissetmediğiniz bir terapistle devam etmek zorunda değilsiniz. Bunu dile getirmek de terapinin bir parçasıdır.
İyileşme düz bir çizgi değildir
Bazı seanslardan sonra kendinizi hafiflemiş, bazılarından sonra yorgun ya da duygusal hissedebilirsiniz. Önemli bir konuya dokunulduğunda bu çok olağandır. İnişli çıkışlı bir yol, terapinin işe yaramadığı anlamına gelmez.
Terapiden ayrılmak
Terapinin sonu da planlanır. Hedeflere büyük ölçüde ulaşıldığında seans aralıkları açılır; iki haftada bir, sonra ayda bir görüşülerek öğrendiklerinizi kendi başınıza nasıl sürdürdüğünüz izlenir. Böylece terapiden ani bir kopuşla değil, hazır olarak ayrılırsınız.
Psikiyatrik destek gerektiğinde
Uyku ve iştahın ciddi biçimde bozulduğu, günlük işlerin yapılamadığı ya da kendine zarar verme düşüncelerinin olduğu durumlarda terapiye ek olarak bir psikiyatri değerlendirmesi önerilir. İki destek birlikte yürütülebilir.
Sık sorulanlar
Terapistle anlaşamazsam ne olur?
Bunu konuşmak terapinin bir parçasıdır. Uyum oluşmuyorsa size daha uygun bir terapiste yönlendirilebilirsiniz.
Terapide ağlamak normal mi?
Elbette. Duyguların ortaya çıkması çoğu zaman önemli bir konuya yaklaşıldığını gösterir.
Haftada bir seans çok mu?
Başlangıçta haftalık görüşmeler sürecin oturması için en uygun düzendir; ilerledikçe aralıklar açılabilir.
Ailem terapiye gittiğimi bilmek zorunda mı?
Hayır. Yetişkin danışanların terapiye başvurusu ve konuştukları gizlidir.
İlk görüşmeyi planlamak ister misiniz?
Randevu talebi →